nurullah genç şiirleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

nurullah genç şiirleri

Mesaj tarafından esdicien Bir C.tesi 10 Mart 2007, 5:04 pm

Söylenmemesi Gerekenin Şiiri

reddini doldurursa avucuma kan gibi
kırmızı bir çığlıkla yırtılır dudaklarım:
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
kırılsa da baharı bekleyen pencereler
akrebin gözlerinden geçse de dehlizlerim
eski bir mezarlığa gömülmeden izlerim
‘söylememeliydim biliyorum! ...’
simsiyah bulutların arasından ansızın
çatlayan yüreğime koydu susuzluğunu
ver Allah’ım bana ver O’nun sonsuzluğunu
hüzünlü bakışları şafağımda tebessüm
gündüzümde ışığı, gecemde hilali var
evimin tenhasında büyüyen melali var
kum fırtınasında mı, selde mi yürüyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
gemilerde aradım yüzünün görkemini
martılarla yoruldum, tayfalarla vuruldum
kalbimi morga koydum bir liman köşesindenefesini aradım dalgaların sesinde
tutundum hayatımın çürüyen yıllarına
bakıp bakıp ağladım boş kalan yollarına
beni anlamaz diye kabuslar görüyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
ciğerimde bir köz gibi taşıdım yokluğunu
ver Allah’ım, bana ver suya küskün kuğunu
mor lekeler bıraktı solgun yanaklarıma
kartal kanı bulaştı rüyalarıma bile
fırtınalar diner mi ulaşmadan sahile
hayalin bozkırında kurtkapanıydı ömrüm
nasıl da bir başıma kopardım dikenleri
nasıl da acımasız köprülerde yürüdüm
uzaktan gülümseyip deniz fenerlerine
sonunda mahkum gibi kapandım ellerine
kirpiklerimden sızan hicranı siliyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
ısrarlı denizlerin dibinde volkandır aşk
kesif bir muammayı öğretir balıklara
balıklar derde düşen aşığı avuturlar
aşık ölünce kuşlar uçmayı unuturlar
güneşle buluşmayı göze alan, derinde
yağmur yüklü bir ömür paylaşır göklerinde
eleğimsağma renkler düşürünce şehrayin
başlamalı yeniden içimizde bir ayin
belki de döndü talih, çözüldü bilmeceler
tükenecek siyaha baş koyduğum geceler
umarım, kaybettiğim devranı buluyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
ah, Allah’ım gösterme bana soğukluğunu
nicedir bekliyorum dağlar ardında O’nu
nefesimde rüzgarın gölgesidir dağılan
kanımda gözlerinin hasretidir boğulan
bir zamanlar benzerdik muhabbet kuşlarına
dalardım o gizemli, mahmur bakışlarına
gittiği gün sokaklar içinde kaldım, sefil
öldü kafeste bülbül; soldu nergis karanfil
bedevi kahramanlar yurdundan geliyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
melekler en çaresiz anımda buldu beni
gaflet şarabı içtim, aşikar kıldı beni
baykuşlar dahi mutlu bu habersiz dönüşten
hangi yokuş daha yar olabilir inişten doruktaki saraydan koyar mı beni mahrum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
bu son yürüyüşümdür yarına kalmaz umut
Allah’ım, bir gül gibi O’nu baharımda tut
esrarlı bir evimiz olsaydı fildişinden
beyaz bir gölge gibi yürüseydim peşinden
desturun var mı diye dururken eşiğinde
bizim olan bir kalbi bulsaydım beşiğinde
bu nehir yine sarhoş akar mıydı ülkemden
bir deprem ortasında sarsılır mıydı beden
korkarım ki, dergahtan yine kovuluyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
biliyorum, yalnızlık ekecekler bahçeme
biliyorum,yağmurda yürüyecek kötürüm
biliyorum, mülteci türküler duyacağım
biliyorum, gülerse, O’nunla ben de hürüm
acı hatırasından bile kam alıyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
unutulan kalplerin tahtında rüyadır aşk
gözlerime bakarsa, görür ki, deryadır aşk
ah, ölüm habercisi beyaz parıltılarım
ah, Azrail çağıran çizgileri yüzümün
ah, paslanan kılıcın dudağında sönen mum
ah, yolcuyu hüsranla buluşturan uçurum
kim bilir kelebeğin kanadından bakanı
kim bilir baldıranda misk ü amber kokanı
sanki aynı hüzzamla yüz yüze kalıyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
haddim değil güneşi götürmek kainata
gökle buluşmamızı çok görür haramiler
anlamazlar ki, bin kez gelsem bile hayata
bu can gökte yaşayıp, gökte ölmeyi diler
ah, gönül toprağıma yaprak döken serviler
efkarıyla bir garip derbeder oluyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
ben Raymalı Ağa’yım, sözümle kırılır yay
o, bir anda ruhumu altüst eden Begimay
lacivert bir macera değildir aradığım
şahmaranın kolları sarınca çiçekleri
kiralık duygulardan kefen biçer cüceler
baharda yağmur olur yüreğim, güzün sarı
yakamozlar içinde, kışın kar tanesidir
derinden baktığında eritir aynaları
sanmayın perdelerin ardından gülüyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
bana misket oynamak yakışır hüzünlerle
bana binlerce yılın ıstırabıdır gelen
bana dönmez yüzünü efsaneler güzeli
hayal kırıklığıdır avucuma dökülen
sabahın sitemiyle büyürken kaygılarım
akşamın dayanılmaz yükünü çekiyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
reddiyle, çaresizlik yıkılırsa başıma
nasıl mihman olurum o gün mezar taşıma
sırlıdır her kapının arkasında inkisar
boynu bükük kükremez, mahkum olsa da arslan
her iklimde farklıdır yılanın tutkuları
uçan bir ecza gibi olmamalı intizar
kızıla boyanırsa yaprakları kaktüsün
yanılgıya dönüşür parlaklığı her süsün
duy sesimi ey yitik hazinem, ağlıyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
ah, bir tutunabilsem burçlarına güneşin
sessiz yürüyebilsem zifiri gecelerde
ah, küçük bir vatanım olsa kalbinde senin
kundağında vuslatı yudumlasak evrenin
bitmeyen bir şarkıya kenetlense gönlümüz
birbirine karışsa ölümümüz, ömrümüz
ipek avuçlarında uyanmak diliyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
kırabilsek sevdayı çalan oyuncakları
sırtımda hamal gibi taşırım çocukları
neden mahrum edelim karanlığı ışıktan
neden solsun bir çölün kumlarında şakayık
al bu zalim kuşkuyu efsanevi aşıktan
sana tahtım da layık, bil ki, bahtım da layık
titrek bir suskunluğun nidasıydı tarihim
senin olsun otağım, varım yoğum, talihim
giderken götürdüğün kalbimi arıyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
susmalı ayrılığın uğursuz puhuları yıkılmalı hayatı küçümseyen köprüler
dönmeli, sahralara sürdüğümüz tebessüm
ah, idam fermanıyla yargılanan tanyeri
ah, bir gülün içimde kımıldayan elleri
yarama merhem diye hüznünü sarıyorum
‘ söylememeliydim biliyorum! ...’
kader umudumuzu taşımadan ırağa
yürümeliyiz artık bizim olan durağa

_________________
~~~urfalıyam ezelden, göönüm geçmez dizelden~~~
avatar
esdicien
efsane
efsane

Erkek Mesaj Sayısı : 456
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 21/02/07

Kullanıcı profilini gör http://www.ortysh.ideaboard.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: nurullah genç şiirleri

Mesaj tarafından silentscream Bir C.tesi 17 Mart 2007, 4:40 pm

SENİ BENİM KADAR SEVEMEYENLER



seni benim kadar sevecek olan

başını taşlarda çürütmelidir

yarasına dikenleri sarmalı

kalbinde dağları yürütmelidir



gözleri her sabah başka bir çeşme

her akşam krater, her gece duman

gökleri günboyu alevlenirken

boynunda bir kement olmalı zaman



yollar düğüm düğüm boğmalı onu

ızdırap sızmalı baktığı yerden

kaplan tutuşmalı, kurt inlemeli

saçından bir teli yaktığı yerden



sana benim kadar tutulmak demek

vurulmak demektir kartallar gibi

tâcını, tahtını kaybetse bile

gülümseyebilmek krallar gibi



seni benim kadar sevecek olan

ruhunu kapından kovabilir mi

seni benim kadar sevemeyenler

seni benden fazla sevebilir mi


NURULLAH GENÇ
avatar
silentscream
admin
admin

Erkek Mesaj Sayısı : 370
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 25/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: nurullah genç şiirleri

Mesaj tarafından silentscream Bir C.tesi 17 Mart 2007, 4:42 pm

PİŞMANLIK VE HÜZÜN


Elim silahlı sermayem: Gurur

Ne çiçekler benim; ne ben çiçeğim

Bir gün hesap için divan kurulur

Ayaklar altında kalır yüreğim

Elim silahlı sermayem: Gurur

Korkarım beni de alnımdan vurur



Pişmanlık ve hüzün hep yığın yığın

Bütün varlığımdan soyuluyorum

Ortasında kaldım bir bataklığın

Kurtarın dostlarım, boğuluyorum

Pişmanlık ve hüzün hep yığın yığın

Bahçesi harâbe tüm insanlığın



Karşımda yokluğun alev gözleri

Zindanlar içinde zavallı ruhum

Mükâfat mı, bana şu kan gölleri

Yoksa işkence mi, avutulduğum

Karşımda yokluğun alev gözleri

Bana diş biliyor yıllardan beri



Dilene dilene eğilmiş belim

Yüzüm kaktüs yaprağına benzemiş

Bİlmiyorum, neden böyle tembelim

Kim bana 'çalışma, yaşarsın' demiş

Dilene dilene eğilmiş belim

Artık görmüyorum, sağırım, kelim



Acaba çıkar mı yollarım düze

Yoksa yokuşlar mı öldürür beni

Birgün kavuşursam belki, gündüze

Talih bir defacık güldürür beni

Acaba çıkar mı yollarım düze

Sonsuzluğa, mutluluğa, denize.


NURULLAH GENÇ
avatar
silentscream
admin
admin

Erkek Mesaj Sayısı : 370
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 25/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: nurullah genç şiirleri

Mesaj tarafından silentscream Bir C.tesi 17 Mart 2007, 4:46 pm

SÜKUT-U HAYAL


Böyle mi olacaktı türkülerin son hâli

ezgilerden sorulur küfürlerin vebâli



ayna kırıldı; hasret divanında gül soldu

papatya uçarı bir zakkum oldu

kuğu gölün en susuz noktasında boğuldu

ivedî bir kavgadır tenhâ da ömür

direniyorum

direniyorum ki, aşk yenilmesin

zenginlere, cinayet erbâbına



böyle mi olacaktı mutluluğun son hâli

kahkahadan sorulur hıçkırığın vebâli



bir milat öncesi kalıntı gibi

zulme açılıyor gizli kapılar

sanki bütün yüzler çalıntı gibi

çocuklarda bile kan kokusu var

hayat bir dramdan alıntı gibi

tabut kırılıyor; ağlıyor mezar

aşk elden gidiyor; durmamalıyım

yosunlu hayaller kurmamalıyım

ölümün ardına düşüp gün boyu

kırmızı camlara vurmamalıyım



böyle mi olacaktı değirmenin son hâli

bereketten sorulur kuraklığın vebâli



güya bütün umutlar ülkeme dolacaktı

güya ülkem göklerin yolunu bulacaktı

neden hafif tartıyor yüreğimi terâzi

intizarın mavi dengelerini

yıkıyor sonunda leylâ

direnmeliyim

direnmeliyim ki, aşk yenilmesin

yoksullara, kürek mahkumlarına


NURULLAH GENÇ
avatar
silentscream
admin
admin

Erkek Mesaj Sayısı : 370
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 25/02/07

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: nurullah genç şiirleri

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz